29 Ekim 2019 Salı

Elektrikli araçların çeşitliliği 2020’de artacak

Otomotiv sektörünün geleceği hakkında çeşitli görüşleri paylaşan otomotiv sektörünün duayen isimlerinden İbrahim Aybar, 2020 çalışmaları hakkında bilgi verdi. Aybar bu sefer 5 temel eğitimi anlattığı yazısını şöyle paylaştı:

Değerli dostlar,
Bildiğiniz gibi yazılarımda sık sık otomotivin geleceğine yön veren yeni eğilimlerden söz ediyorum.
Bu kez 2019 yılının son çeyreğini yaşadığımız bu sonbahar günlerinde size 2020 yılına dair yapılan çalışmalar hakkında bilgi vermek istedim. Tahmin ettiğiniz gibi çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Görünen o ki 2020 yılında otomotiv sektöründe 5 temel eğilimden sıkça söz edeceğiz. https://www.mpower.mitchell.com/top-5-automotive-trends-for-2020/
Bu 5 temel eğilimi kısaca anlatalım:
Elektrik enerjisi kullanan otomobillerde ivmelenme: Otomobil üreticileri 2025 yılında uygulanacak olan agresif CAFE (Corporate Average Fuel Economy) standartlarına uyum amacıyla hybrid, plug-in hybrid ve sadece pilden elektrik enerjisi kullanan otomobillerin çeşitliliğini artıracaklar. Birçok yeni model 2020 yılında pazara çıkacak. Örneğin Tesla 3 platformu üzerinde bir crossover olan Tesla Model Y, 2020 yılında satışa sunulacak. BMW i3 ile teknoloji paylaşımı yapan Mini Electric, Elektrik enerjisi kullanan VW ID serisi gelecek yıl yollara çıkıyor.

Start-up otomobil şirketlerinde büyüme: Geleceğin otomotiv markaları sadece bilinen markalar olmayacak. Birçok yeni otomotiv kuruluşu Tesla’nın 15 yıl önce doğduktan sonra geçirdiği evrimi örnek alarak gelişmeyi deniyor. Örneğin California’lı Rivian bu yıl başında Amazon’ dan 700 Milyon $ fon sağladı. 2020 sonlarında tamamen elektrik enerjisi kullanan R1T kamyonu pazara sunarak Tesla ile rekabet edecek.
Yeni ve geliştirilmiş dijital platformlar: Günümüz otomobillerindeki karmaşık teknoloji taleplerini karşılamak için üreticiler dijital platformlara büyük yatırım yapıyor. BMW ve GM ürünlerinde bu konudaki önemli gelişmeler dikkat çekiyor. Bu ürünlerde kullanılacak yeni dijital platform saatte 4,5 Terabyte veri işleyebilecek. Bu değer, günümüzde üretilen otomobillerin elektronik sistemlerindeki veri işleme kapasitesinin beş katı anlamına geliyor. Aynı zamanda Over the Air ( OTA ) veri transferi de yapılabilecek.
Genişletilmiş 3. seviye otomasyon: Tamamen otonom, yani sürücüsüz otomobiller dönemine doğru hızla ilerliyoruz. 3. Seviye otomasyon ile, belirli şartlarda otomobiller sürücü kontrolünden bağımsız olarak hareket edebilecek. Örneğin çevre şartlarına bağlı olarak fren yapabilecek veya hızlanabilecek. Örneğin Audi Traffic Jam Pilot, Cadillac Super Cruise, Mercedes Drive Pilot sistemleri belirli şartlarda sürücü kontrolünü devir alabiliyor. 2020 yılından itibaren bu sistemleri birçok yeni model otomobilde görebileceğiz.
Otomobil üretiminde Karbon Fiber kullanımının artması: Otomobil üreticileri ürünlerin ağırlığının azaltılması için araç dışında olduğu gibi, araç içinde de karbon fiber kullanımını yaygınlaştırıyor. Örneğin Volvo Polestar 1 Plug-in hybrid ve Polestar 2 EV modellerinin iç mimarisinde temel malzeme olarak karbon fiber kullanılıyor ve araçlar daha hafif olurken rijitlikleri artıyor. Aynı şekilde GM Sierra pick-up modelinin platformunda kompozit karbon fiber kullanımına geçildi. Otomotiv sanayinin önümüzdeki 5 yıl içinde araç modellerine bağlı olarak karbon fiber kullanımında %7.9 ile %10,6 oranında artış bekleniyor.
Otomotiv sektöründe süregelen teknolojik gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz.

12 Ekim 2015 Pazartesi

EGEA VİDEO www.otogundem.com.tr

FIAT EGEA İLE EZBER BOZACAK: İLK SÜRÜŞ


Tofaş’ın otomobil projesinin ilk ürünü olan Egea, kompakt sedan sınıfında alışılmışların dışına çıkarak ezber bozan sedan olmayı hedefliyor. Bursa’da üretilen Egea, 4 farklı motor ve 3 donanım seçeneğiyle sunulurken, başlangıç fiyatı da 49 bin 900 lira olacak

Tofaş’ın Bursa’da ürettiği sedan modeli Egea, 520 milyon dolarlık yatırımla Pazar lideri olma yolunda ilerleyecek. Öncelikli olarak Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına gore göz önüne alarak tasarlandı. Öncelikli olarak tüm fiyatıyla iddialı olan Egea’nın fiyatı 49 bin 900 liradan başlarken, en üst donanımlı versiyonda 70 bin 900 lira olacak. Çeşme/Alaçatı’da dünyada ki ilk lansmanı gerçekleşen Fiat Egea’yı bizde Oto Gündem ekibi olarak kullanma fırsatı yakaladık. Yaklaşık 20 bin kişinin daha satışa sunulmadan ön kayıt yaptığını belirten Fiat Marka Direktörü Altan Aytaç, Otomotiv pazarındaki ağırlıklarının ve payının Egea ile daha fazla artacağının altını çizerek ‘ezber bozan sedan’ ortaya koyduklarını ifade etti. Kısa sürede Egea’nın Türkiye pazarının en çok tercih edilen modeli olmasını hedeflediklerini vurgulayan, Aytaç, aracın satışına kasım ayından itibaren 5 yıl/100 bin kilometre garantili olarak başlayacaklarını sözlerine ekledi.

Linea Üretimi Devam Edecek
Aracın 3 donanım seçeneğiyle pazara sunulacağını belirten Altan Aytaç, “Egea sahibi olacak ilk 2 bin müşteriye ayrıcalık sunmak istiyoruz.Bu çok özel ilk 2000 müşterimize Egea’ya 2 bin liralık avantajla sahip olma fırsatı sunacağız” dedi. Marka ayrıca, araca sahip olmak isteyenlere 20 bin lira ve 20 aya kadar vadeli aylık 0.99 faiz seçeneğiyle kredi de sunuyor. Tamamen bir sedan projesi olan Egea’nın hatchback ve station wagon versiyonları 2016 yılında devreye girecek. Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu,  “Fiat Linea üretimi de devam edecek. Ödenen paranın karşılığı olarak Linea hala çok geçerli bir model olacaktır” dedi.

B ve C Segmenti Arasında
Tasarım açısından tamamen İtalyan tasarımının gücünü taşıyan Egea, güçlü ve agresif çizgilere sahip. Araç 4.53 metrelik uzunluğa, 1.79 metrelik genişliğe ve 1.49 metrelik yüksekliğe sahip.B ve C segmenti arasında bir model olan Egea, 2.63 metrelik aks mesafesi kompakt sedanlarla rekabet ediyor. Egea’da 520 litrelik bagaj hacmi sunuluyor. 5 yetişkinin rahatlıkla seyehat edebildiği iç hacimde baş ve diz mesafesi açısından problem yok. Özellikle dizel motor seçeneğinde yalıtım konusunda da oldukça başarılı. Yüksek hızlarda dikiz aynalarından dolayı rüzgar sesini içeri alsada sürüş pozisyonu ve kullanım dinamikleri başarılı. Sürüş karakteri diğer Fiat modellerine benzemeyen araç, sportif bir kullanıma sahip ve iyi yol tutuş özellikleri sergiliyor.

100 Kilometre 3.7 Litre
Ilk etapta 1.4 litre 95 beygir benzinli, 1.3 litre multijet 95 HP ve 1.6 litre 120 HP Multijet motor seçeneklerinin satışına başlanacak. Yılbaşına kadar 5 ve 6 ileri vitesli manuel şanzımanlarla satın alınabilecek Fiat Egea’nın sadece 6 ileri otomatik şanzımanla kombine edilen 110 HP’lik 1.6 litrelik e-Torq motorlu versiyonu ise yılbaşından itibaren satışa sunulacak. 1.6 litrelik Multijet turbo dizel motor seçeneğinin DCT otomatik şanzımanlı versiyonu ise 2016 yılının 2’nci yarısında satışa sunulacak. Alaçatı’da kullandığımız 1.6 litrelik dizel unite 120 beygir güç sunuyor ve maksimum torkuda 300 Nm. Belkide Egea’nın en dinamik motorlarından biri olan unite yüksek hızlara çıkmada oldukça başarılı. Bizim kullanım şartlarımızda araç ortalamada 4.5 litrelik bir tüketim değerini yol bilgisayarına yanısttı ve daha performanslı kullanımda bu oran 6 litre seviyelerine kadar ulaştı.

3 farklı donanım seçeneği
Easy, Urban ve Lounge adı verilen 3 donanım paketiyle müşterilerinin beğenisine sunulacak Fiat Egea, giriş versiyonundan itibaren tüketicinin ihtiyaçlarına tam cevap verebilecek kadar zengin donanımıyla ayrıca dikkat çekiyor. Aracın baz donanımında krom kapı kolları, elektrikli ve ısıtmalı aynalar, Uconnect Radio/MP3 Çalar, USB, çok fonksiyonlu direksiyon, ön hava yastıkları, ABS, ESP, yokuş kalkış desteği sunuluyor. Üst versiyonlardaysa yan ve perde havayastıkları, far/yağmur sensörü, 5 inçlik dokunmatik ekran,navigasyon ve geri görüş kamerası yer alıyor. Fiat Egea ismini Ege denizinden alıyor.

KAYNAK: www.otogundem.com.tr




2 Ekim 2015 Cuma

Volvo V40 T5 Testi

Premium otomobil markalarından olan Volvo, güvenliğiyle dillere destan olan modelleriyle atağa devam ediyor. C segmentinde mücadele veren markanın V40 modeli sportif tasarımı ve güçlü T5 motoruyla deyim yerindeyse kan dolaşımınızı hızlandırıyor



İsveçli lüks otomotiv üreticisi Volvo, kompakt hatcback modeli olan V40 için kolları sıvadı. S40 modelinin yerini alan model, ekonomik dizel ve performanslı benzinli motor seçenekleriyle herkese uygun bir tarz sunmayı başarıyor. Bizim test sayfalarımıza konuk olan V40 R-Design T5 modeli, dinamik bir sürüş karakterinin yanı sıra, dikkat çekici tasarım unsurlarını da vadediyor. Aracın öncelikle dış tasarımına bakacak olursak, R-Design modelinin verdiği güçle, LED'li gündüz farları dikkat çekiyor. Ön tamponun iki ucuna konumlandırılan LED'ler ve geniş ızgara tasarımı test konuğumuzu oldukça çekici göstermiş. Ön ızgara krom çerçeve ile çevrelenirken orta kısımda klasik Volvo logosu yer alırken sol tarafta R-Design donanımı da belirtilmiş. Volvo V40 R-Design, keskin çizgileriyle dinamik bir siluet çiziyor. Aracın yan kısmına baktığımızda dikiz aynalarının krom kaplama olması dikkat çekiyor. Tamamen uyum halinde olan tasarım, sportif jantlarıyla tamamen şıklık abidesine kavuşmuş. Akıcı ve zarif çizgilerle beslenen V40  T5, tipik bir hatcback tasarımını sunmayı başarmış. Arka tasarım tamamen göreceli meselesi, R-Design paketiyle bir Volvo V40 sahibi olursanız, size krom çıtalı bir difizör ve büyük çift çıkışlı bir egzoz sistemi sunulacak. Markaya özgü dik ve tavana doğru uzanan stoplar oldukça çekici. Aracın boyutlarına bakacak olursak, uzunluğu 4.36 metre, genişliği 1.80 metre iken yerden yüksekliği ise 1.42 metre olarak kayıtlara geçmiş.




Volvo V40'ın iç mekanına bakacak olursak, tamamen spor koltuklar ve çizgiler araca hakim. Deri  direksiyon simidi üzerinde sade ve anlaşılır bir kısa yol tuşları mevcut. Hemen direksiyon simidinin alt kısmında R-Design logosunu da bulmak mümkün. Orta konsolda ufak bir ekran sunulmuş. Hemen alt kısımda Krom detaylı müzik sistemi ve havalandırma butonları yer almış. Siyah ve gri renkle metal görünümü veren konsol, mavi bir şerit ile çerçevelenmiş. Araç ergonomik olarak başarılı işçilik ve kalite sınıf üzerinde. Koltuklar destekli ve kafalıklarda yine R-Design logosu yer alıyor. Vites körüğünde ve koltuklarda beyaz dikişlerin yer aldığı araç bu konuda motor gücüyle uyuşmuyor. Önde ve arkada baş ve diz mesafesi yeterli, yolculuklar için arka kısımda 2 kişi rahat edebilir fakat 3'üncü kişi için biraz sıkıntı verebilir. Modelde bolca eşya gözü sunulmuş. Aracın bagaj hacmi ise 324 litre.




Volvo V40 T5 R-Design, asıl hünerini asfaltta sağlıyor. 2 litrelik dört silindirli turbo benzinli motor tam olarak sağ ayağına hakim olamayanlar herhalde cevher. 8 ileri Geartronic şanzıman ile kombine edilen, araç 5500d/d'da 245 beygir güç sunuyor ve maksimum torkuda 1500d/d'dan itibaren 350 Nm. 0'dan 100 kilometre hıza 6.3 saniyede ulaşan araç, maksimum 240 kilometre hız yapıyor. Yakıt tüketimi konusunda da oldukça istikrarlı olan araç, fabrika verisi olarak 100 kilometrede ortalama 5.9 litrelik tüketim gerçekleştiriyor. Yüksek tork ve beygir gaza her dokunduğunuzda içinizi gıdıklaya bilir. 8 ileri Geartronic şanzımanla birlikte aracın ağırlığı 2050 kilogramı buluyor. Bu ağırlığa göre aracın verileri gerçekten başarılı. Vites kutusunun çabuk geçişleri, güç kaybına uğratmıyor. En başında da bahsettiğim gibi sağ ayağımıza hakim olabildiğimiz anlarda bizim yakıt tüketimimiz 100 kilometrede 7 litre seviyelerinde idi. Sert süspansiyon yapısı performanslı kullanımlarda oldukça işe yarıyor. Sınırları zorlarsak araç sert virajlarda önden kayma gerçekleştiriyor.  Ufak kontralarla yolda kalmak size kalmış veya ESP zaten fazla ileri götürmüyor. Volvo V40 T5, 144 bin 380 liradan satışa sunulurken, R-Design paketi için ortalama 4 bin lira daha ödemek gerekiyor. 


Toyota Corolla Multidrive S Testi

Üretildiği ilk yıllardan itibaren 41 milyonluk bir satış rakamına ulaşan Toyota Corolla, yenilendi. 11’inci nesliyle Sakarya’da üretim bandından inen araç, benzinli ve dizel motor seçeneğine sahipken otomatik şanzıman imkânı da sunuyor

Sakarya’da üretilen Toyota Corolla, bir önceki karoser yapısına göre daha dinamik bir yapıya kavuşmuş. Geriye doğru uzatılmış farlar, daha şık bir krom kaplama ızgara dikkat çekiyor. Artık daha keskin çizgilere sahip olan Corolla atletik bir karoser yapısına sahip olmuş. LED gündüz farı teknolojisi ise farların ızgaraya yakın olan bölümün üst köşesine yer alıyor. Önden arkaya stop grubuna doğru uzanan çizgiler araçta tam bir bütünlük sağlamış. Paralel uzanan tavan çizgisi içeride iyi bir baş mesafesi, yükselmeyen omuz çizgisi ve geniş camlar ferah bir iç kabinin sinyallerini bizlere veriyor. Arka kısımda stop grubu bagaj kapağı üzerine taşırılarak bütünlük sağlanırken, kullanılan nikelaj çıtaları otomobilin şık tasarımını yansıtmış. Yeni Corolla’nın ölçülerine baktığımızda model 4.62 metre uzunluğa, 1.77 metre genişliğe, 1.46 metre yüksekliğe sahip.



Aracın iç mekanına girdiğimizde tanıdık bir hacimle karşı karşıya kalıyoruz. Direksiyon ve havalandırma kumandalarını, Auris’ten modelinden biliyoruz. Sürüş pozisyonuna erişim oldukça kolay. Bu konuda direksiyon ve koltuk ayarları en büyük yardımcınız. Ergonomi anlamında sıkıntısı bulunmayan model direksiyon üzerindeki kumandalar ile bu konuda size yardımcı oluyor. Orta konsolda model size 6.1 inç büyüklüğünde dokunmatik ekran yer alıyor. Radio, CD ve benzer multimedya işlemlerin hepsini yapabildiğimiz bu ekranda araçla ilgili de bilgileri izlemek mümkün. Hemen altında çift bölmeli klima göze çarpıyor. Küçük eşya gözü konusunda gerek kapı içlerinde gerek orta konsolda yeteri kadar alan bulunuyor. Toyota Corolla geniş iç hacminin yanı sıra 452 litrelik bagaj hacmine sahip.




Toyota Corolla’nın kalbinde sorunsuz motorlardan olan 1.6 benzinli ünite yer alıyor. Bu motor 132 beygir güç sunarken maksimum torkuda 4400d/d’da 160 Nm. Multidrive S adı verilen otomatik şanzıman tek kavrama özelliğine sahip. 0’dan 100 kilometre hıza 11,1 saniye ulaşan araç, maksimum 190 kilometre hız yapıyor. Fabrika verilerine göre araç 100 kilometrede ortalama 6.1 litrelik yakıt tüketimi gerçekleştirirken, bizim kullanımımız boyunca 7.8 litrelik bir tüketim değeri kaydetti. Trafiğin daha sakin olduğu zamanlarda ise araç 6 litre seviyelerini yakalıyor. Yüksek devirlerde de oldukça canlı olan model yakıt tüketimi konusunda da abartıya kaçmıyor. Corolla’da orta sertlikte bir süspansiyona yer verilmiş. Bu sayede otomobil yolda makul bir konfor sunmasını biliyor. Model yalıtım konusunda başarılı; yol ve rüzgar sesini kabin içine yansıtmıyor. 


Opel Mokka CDTI Otomatik Testi

Alman otomobil üreticisi Opel, B-SUV segmentindeki temsilcisi Mokka'yı yeni nesil dizel otomatik şanzımanıyla donattı. Güçlü ve ekonomik bir motor seçeneğiyle yeniden gönüller de taht kurmak isteyen Mokka, yüksek sürüş pozisyonuyla iyi bir seçenek sunuyor

Son zamanların adeta vazgeçilmez araç, modellerinden olmaya başlayan SUV otomobiller, markaları farklı bir rekabet yarışına yöneltti. Opel'de bu pazara Mokka ile sert bir giriş yaptı. Opel’in SUV versiyonu Mokka, iri ve bir o kadara da sevimli yapısı ile tüketicinin karşısına çıktı fakat, bir eksiği vardı. Özellikle İstanbul'un karmaşasında otomatik şanzıman tercihi artarken, bu duruma kayıtsız kalamadı ve sonunda dizel otomatik versiyonuyla Opel kullanıcılarının yüzünü güldürmeyi başardı. Bizimde bu ay ki test konuklarımız arasında yer alan Mokka'da 1.6 115 HP benzinli, 1.4 Turbo benzinli 140 HP ve yeni 1.6 litre turbo dizel 136 beygirden oluşan 3 farklı motor seçeneğiyle sunuluyor. Otomatik ve manuel şanzıman seçeneğini de sunan model de 4 tekerden çekiş sistemi de var. Modern görünümü ve heybetli yapısı Mokka’yı tarif ederken kullanabileceğimiz belirgin özellikleri arasında yer alıyor. Önde iri ve büyük farlar diğer Opel modellerini anımsatıyor. Şişkin çamurluklar ve belirgin kat çizgileri de diğer Opel modellerine yakın tasarım anlayışı olarak görülüyor. Birçok SUV’daki gibi tamponların altı siyah ve farklı renkli olarak boyanmış bu da araca farklı bir hava katıyor. U şeklindeki bagaj kapağı sade ama diğer detaylar oldukça başarılı. Opel Mokka'nın boyutlarına bakacak olursak uzunluğu 4,27 metre, genişliği 1,77 metre iken yerden yüksekliği de 1,65 metre olarak kayıtlara geçmiş.



Opel Mokka’nın iç mekanı diğer Opel modellerinden farksız desek yeridir. Tüm Opel modelleri gibi Mokka’da da müzik sistemi ile boğuşmadan alışamıyorsunuz. Özellikle radyo frekansı aramak için savaş vermeniz gerekiyor. Orta konsol müzik sistemine oranla daha anlaşılır bir yapıya sahip. Orta konsolda ve kapı ceplerinde küçük eşyalar için oldukça başarılı gözler var. Kokpit olarak ailesindeki diğer modelleri hatırlatan Mokka, malzeme konusunda başarılı. Sürücü koltuğunun yan desteği konfor oranını arttırmış. Sürüş pozisyonu konusunda koltuk ve direksiyon ayarı yeterli seviyede. Okunaklı göstergelerden kolay şekilde veriler alınabiliyor. Sinyal kolundan gösterge tablosunun ortasındaki ekrana müdahale edebiliyorsunuz. Arka koltuklarda ideal diz ve baş mesafesine sahip. Bagaj hacmi de sınıfındaki diğer araçlarla kıyaslandığında yeterli büyüklükte. Mokka, 356 litrelik bagajı ile rakiplerinden sıyrılıyor.





Test konuğumuz olan Opel Mokka’da 1.6 litrelik CDTI motor bizde otomatik şanzıman seçeneğiyle konuk oldu. Yeni nesil dizel ünite sessiz çalışması ve ekonomisiyle beğenimizi kazandı. Bu motor 3500d/d’da 136 beygir güç üretirken maksimum torkuda 2000d/d'de 320 Nm. Saatte 188 kilometre hıza ulaşan araç, 0'dan 100 kilometre hıza 10,9 saniyede ulaşıyor. Otomatik şanzımanlı test aracımızın manuel kullanma imkanı da sunuyor. Birçok otomobilde manuel konumda vites kolu ileri geri hareket ettirilirken Mokka’nın vites topuzunun üzerinde artı ve eksi butonuna basmak gerekiyor. Yeni nesil dizel otomatik Mokka, fabrika verisi olarak 100 kilometrede ortalama 5,1 litrelik yakıt tüketimi gerçekleştirirken bizim kullanımız boyunca araç, 6 litrelik tüketim değerini ekranlarımıza yansıttı. Yolun daha sakin olduğu zamanlarda ise bu tüketimi 5 litre seviyelerine indirmekte mümkün. Yol tutuş konusunda beğeni toplayan model, sert virajlarda hafif kaymalar gerçekleştirse de ESP hemen devreye giriyor. 


Mercedes-Benz Vito Tourer 11 CDI Testi


Mercedes-Benz, ilk olarak 1996 yılında üretimine başladığı Vito için gaza bastı. İspanya ve Çin'de üretimi gerçekleştirilen Vito Tourer 1.6 litrelik dizel motoru ve geniş iç hacmiyle konuğumuz oldu

Hafif ticari araç segmentinde yer alan panelvan ve van karoser seçeneğiyle Vito modeli artık otomobil sıfatına büründü. Özellikle İstanbul'da köprü geçişlerinde büyük kolaylık sağlayacak olan model, sürücüye ve yolcularına rahat ve geniş bir ortam sunuyor. Vito’nun ilk nesli 1996 yılından 2003 yılına dek sürerken, bu nesilde benzinli ünite 120 beygir güç ve dizel ünitelerde 122 ve 140 beygir güç üretebiliyordu. Yeni teknolojiler sayesinde daha verimli dizel motorların geliştirilmesiyle birlikte Vito’da 3 adet dizel motor yer almış. Bu motorlar 111-114 ve 116 BlueTec olarak adlandırılmıştır. Vito modelinin ikinci neslinde yer alan motorlar Euro3 ve Euro4 emisyon standartlarına uyumlu olarak üretilmiş ve en katı emisyon standardının uygulandığı İngiltere’nin Londra kentinde bile sorunsuzca piyasaya sürülebilmiştir. Bu kadar tarihi bilgiden sonra aracın dış tasarımına bakacak olursak daha fazla yere doğru uzanan kaput araca sportif bir hava katmış. Belirgin çizgilerin yer aldığı, ön kaput bir önceki karoser yapısına göre daha kaslı olmuş. Geniş far grupları bir üst modelde LED destekli sunulurken bizde yer alan test aracında normal sarı far grupları tercih edilmiş. Artık daha büyük bir alan kapsayan far blokları, daha geniş bir ızgara ile sunuluyor. Tamamen sadelikten yana olan tasarım anlayışı Vito'da, tam bir makam aracı tadını veriyor. Dikiz aynaları araçla o kadar uyumlu büyüklükte olmuş ki göze batmıyor.



Aracın iç kısmına ilk adım attığınızda ön kısım sürücüyle birlikte 3 kişiye seyahat imkanı sunuyor. Ön paneldeki sadelik radyonun aracın tam göbeğine konumlandırılmış olması şık bir vuruş olmuş. Sadece dikkatimizi çeken bu denli bir aracın içerisinde biz dokunmatik çok fonksiyonlu bir ekran beklerken sadece radyonun olması yada bir geri görüş kamerasının olmaması bize göre bir eksiklik. Ön konsolda yer alan yuvarlak havalandırma ızgaraları, üç kollu direksiyon simidi binek modellerden tanıdık. Aracın arka kısmına geçildiğinde ise 3 er karşılıklı koltuklu 6 kişilik bir bölümle karşılaşıyorsunuz. Arkada yan camlar üç parmak genişliğinde açılma özelliğine sahip ve aracın içerisini havalandırmak gerektiğinde çok işe yarıyor. Vito Tourer’nın tavan bölümünde yer alan havalandırma kanalları, iç mekandaki hava değişimini kolaylıkla sağlıyor. Araçtaki en güzel özellik ise her şeyin en sade şekilde konumlandırılmış olması. Araçtaki deri koltukların yerini ise kumaş döşemeler kapmış.




Motor ünitelerinin hacimleri ise 1.6 ve 2.1 litre olarak seçim imkanı sunulmuş. Dizel seçeneğinde 114, 136 ve 163 beygirlik güç seçeneklerini sunan Vito, yakıt tüketimi konusunda artık daha verimli. Dizel yakıt seçeneği, daha az yakıt tüketmesinden dolayı Vito modelinin günümüze dek gelmesinde en etken rol oynamış ve en çok tercih edilen motorları da dizel üniteler olmuştur. Bize konuk olan 111 BlueTEC modelinde 1.6 litrelik dizel bir ünite görev yapıyor. Bu motor 3800d/d'dan itibaren 114 beygir güç üreten motor, 1500d/d'dan itibaren 270 Nm'lik tork değeri sunuyor. Alt devirlerde çok tepkili olmayan araç üst devirlerde daha başarılı. 6 ileri manuel vites ile sunulan araç 0'dan 100 kilometre hıza 15,1 saniyede ulaşıyor. Yakıt türü olarak dizel kullanıldığı araç 75 litrelik depoya sahip ve galiba izlenimlerimiz doğrultusunda bu araç mazotu kokluyor desek yerinde olur. Fabrika verisi olarak 100 kilometrede ortalama 6,3 litrelik tüketim gerçekleştiren araç bizim sürüşümüz boyunca 7,9 litrelik bir tüketim gerçekleştirdi. Daha uzun mesafeli yol şartlarında ise bu tüketim oranı 6 litrelere kadar düştü. Özellikle filolara kesin çözüm olmasının yanında geniş aileler içinde Mercedes-Benz iyi bir seçenek sunuyor.